-
ZEYNEP TUNÇ
Tarih: 04-08-2026 00:26:00
Güncelleme: 04-08-2026 00:27:00
Hayatın her döneminde insanın kendine ait bir köşesi olmuştur. Kimi zaman bir köy kahvesinin ahşap sediri, kimi zaman eski bir okulun sırası, kimi zaman da penceresinden dağların göründüğü mütevazı bir oda… İnsan, yalnızca yaşadığı mekânlarda değil; fikirlerinde, anılarında ve vicdanında da kendine bir köşe kurar.
Bugün ise köşeler değişti. Beton binalar yükseldi, meydanlar daraldı, insanlar kalabalıklar içinde yalnızlaştı. Herkes konuşuyor ama kimse birbirini dinlemiyor. Herkes bir yere yetişme telaşında; oysa insanın önce kendine yetişmesi gerekiyor.
"Köşe köşe benim köşe" sözü, bana sadece bir mekânı değil, aidiyeti hatırlatıyor. Doğduğumuz köyü, çocukluğumuzun sokaklarını, dedemizin anlattığı masalları, anamızın tandır başındaki ekmeğini, yaylalardaki rüzgârı, derelerde akan suyu, türkülerimizi ve kültürümüzü…
İnsan, köklerinden uzaklaştıkça yönünü kaybetmeye başlar. Tarihini bilmeyen toplumlar, başkalarının yazdığı tarihin figüranı olur. Kültürünü koruyamayan milletler ise zamanla kimliğini yitirir. Bugün Anadolu'nun birçok köşesinde boşalan köyler, sessizleşen yaylalar ve kapanan okullar bize yalnızca göçü değil, hafızamızı da kaybettiğimizi anlatıyor.
Oysa her köşe bir hikâyedir. Her taşın altında bir emek, her ağacın gölgesinde bir dua, her çeşmenin başında bir hatıra vardır. Bu toprakları vatan yapan yalnızca sınırlar değil; o hikâyeler, o alın teri ve o ortak hafızadır.
Benim köşem; doğanın talan edilmediği, ormanların rant uğruna kesilmediği, yaylaların maden sahalarına dönüşmediği, çocukların özgürce oynadığı, çiftçinin ürettiği, gençlerin umutla geleceğe baktığı bir Türkiye'dir.
Benim köşem; hukukun üstün olduğu, düşüncenin suç sayılmadığı, demokrasinin yalnızca seçim günü hatırlanmadığı, liyakatin esas alındığı, Cumhuriyet'in temel değerlerinin korunduğu bir ülkedir.
Benim köşem; Atatürk'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." sözünün sadece duvarlarda değil, hayatın her alanında yaşadığı bir vatandır.
Köşe yazıları bazen bir eleştiridir, bazen bir çağrı, bazen de geleceğe bırakılan küçük bir nottur. Benim köşem de tam olarak budur: Geçmişi unutmadan geleceği inşa etme çabası.
Çünkü biliyorum ki insanın gerçek köşesi; makamı, serveti ya da şöhreti değil, ardında bıraktığı izdir.
Ve gün gelir herkes çekilir kendi köşesine…
Önemli olan, o köşeye vicdanla bakabilmektir.
- Hız Çağında Durup Düşünmek: Gündemin Ötesindeki Gerçeklik
- Sivil Toplumun Sessiz Gücünde Yerel Basını Önemi
- Kadın Haklarının Görünmez Kalkanı: Nafaka ve Ötesi
- 1 MAYIS EMEĞİN, DAYANIŞMANIN VE ADALETİN GÜNÜ
- KÖY ENSTİTÜLERİ YENİDEN AÇILMALI MI?
- Mustafa Kemal Atatürk’ün Laik Türkiye Vizyonu ve Kadına Verdiği Değer
- 111 Yıllık Dinmeyen Sızı, Bitmeyen Gurur: Çanakkale’nin Kalbine Yolculuk
- Vicdanın İflas Ettiği Yer, Bir Kreşin Kapısından İçeri Sızan Karanlık
- 8 Mart Bir Takvim Yaprağından Fazlası
- TUVALDEN KALEME BİR ÖZGÜRLÜK MANİFESTOSU: ASUMAN DOKUZLU VE
- BİR LOKMA EKMEK, BİN KAT KARDEŞLİK: RAMAZAN’IN RUHU
- Geleceğin Şafağında Kız Çocukları